33 Düş Yolcusu için ‘Adalet Zinciri’

İSTANBUL- Suruç’ta katledilen 33 Düş Yolucusu için “Adalet Zinciri” oluşturan gençlik örgütleri, katledilenlerin Gezi’den Rojava’ya köprü kurduğunu ve saldırı ile bu köprünün yıkılmak istendiğine dikkat çekti.

İstanbul’da gençlik örgütleri, Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 Düş Yolcusu için Kadıköy’de bulunan Beşiktaş İskelesi önünde “Adalet Zinciri” etkinliği düzenledi. Etkinlikte, Suruç’ta yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının yanı sıra “Suruç için adalet herkes için adalet” dövizi taşındı. Etkinlikte, sık sık “Şehit Namirin” ve “Bijî berxedana Kobanê” sloganı atıldı.

‘EZİLEN HALKLAR ARASINDA KÖPRÜ’

Adalet Zinciri öncesi yapılan açıklamada söz alan Mücahit Arbas, DAİŞ’in devlet tarafından desteklendiğini ve bu destek ile 33 kişinin katledildiğini ifade etti. “Barbar IŞİD çetelerine karşı devrimi savunan ve inşa eden devrimcilerin yoldaşlarıydı 33 düş yolcusu” diyerek sözlerini sürdüren Arbas, katledilenlerin ezilen haklar arasında bir köprü olduğunu kaydetti. Arbas, “Onlar Gezi’den Rojava’ya sınır tanımayan yolculardı” diye konuştu.

Polisin canlı bombadan haberi olduğunu ancak bir önlem almadığını bunun ortaya çıkmasına rağmen herhangi bir ceza verilmediğini dile getiren Arbas, sözlerine şöyle devam etti: “Katliamın faillerinden olduğunu kendi ağzıyla kameralar önünde ilan eden Ahmet Davutoğlu bırakalım sanık olarak dinlenmeyi; tanık sıfatıyla dahi dinlenmedi. Mahkeme heyeti tarafından 33’ler ve Suruç gazileri yüzde 50 kusurlu ilan edilmiştir. Suruç ailelerinin, avukatlarımızın hiçbir talebi kabul edilmezken ağızlarından çıkan her söz soruşturma konusu olmuştur. Suruç için adalet mücadelesi düzmece polis fezlekelerinin konusu haline getirilerek arkadaşlarımız, yaralılar, avukatlarımız tutsak edilmiştir.”

‘İŞBİRLİKÇİLERİ TANIYORUZ’

Suruç için adalet mücadelesi yürütürken adaletsizliğe uğramış tüm ezilenlerin mücadelesini de sahiplendiklerini belirten Arbas, “Sürdürdüğümüz adalet mücadelesinde Suruç Katliamı’nın katilleri ve işbirlikçilerini tanıyoruz. Karşımızdakiler Suruç’un, Ankara’nın, Deniz Poyraz’ın, Berkin Elvan’ın, Nadira’nın, Rabia Naz’ın, Hande Kader’in, Soma’da maden işçilerinin ve nicemizin katilleridir. Yoksulluğumuzdan sorumlu olanlardır, devrimcileri işkencelerde katledenlerdir, kadınlara, LGBTİ+’lara yönelik saldırıların failleridir. Bu sebeple bugün bu zincirde beraberiz. Hasta tutsaklar için, tecrit koşullarındaki tüm devrimci tutsaklar için, Şenyaşar Ailesi için, Deniz Poyraz için, Gezi şehitleri için, 301 madenci için, Çorlu Katliamı için, Çorum için, Maraş için, Sivas için buradayız. Amed, Suruç ve Ankara’nın öfkesiyle buradayız. Adaletin sıkılı yumruğumuzda olduğunu biliyoruz, adaleti sağlama sözüyle buradayız” ifadelerini kullandı.

ELVAN AİLESİNİN MESAJI

Yaren Tuncer ise Gezi Direnişi esnasında ekmek almaya giderken polis tarafından atılan gaz fişeği ile katledilen Berkin Elvan’ın ailesinin mesajını okudu. Elvan ailesinin mesajı şu şekilde: “Katiller sokakta özgürce dolaşıyor. Bizler katillerin cezalandırılmasını beklerken, gençlerimiz çocuklarımız ve dostlarımız hapsediliyor, hapsediliyor ya da katlediliyor.”

Suruç Aileleri İnisiyatifi adına söz alan Emrah Topaloğlu, Türkiye’de bir katliam siyasetinin olduğunu kaydetti.

MEZOPOTAMYA AJANSI

İlginizi çekebilecek yazılar

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü