Birlikte Olma Hali

“Birlikte Olma Hali” BMG sitesi için kaleme aldığım ilk yazım. “Yoldaşlar merhaba!” derken içimde değişik bir heyecan olduğunu söylemeliyim. Bu “birlikte olma hali”nin “bende” yarattığı anlam çağrışımlarıyla olduğu kadar devrimci ufuk ve hayal gücümüze, gelecek yönelimlerimize katacağı enerji ve zenginliğe dair beklentilerimle de ilgili. Devrimci amaçlarına bağlılığı koruduğu, yani kendisini amaçlaştırmadığı sürece her devrimci deneyim, her devrimci yol arayışı önemli ve değerlidir.

“Gelişmenin eşitsizliği”, insanlık tarihinin günümüze kadar yürürlükte kalan en eski yasasıdır. Eşitsiz gelişme tarihi, toplumsal, iktisadi, politik, vb. verili mücadele koşullarında devrimci özneler bakımından da geçerlidir. Emekçi sol öznelerin içerisinde hareket ettikleri koşullar aynı, öncülük iddiaları çok benzer, yanı sıra deneyimleri, tarihleri ve birikimleri farklıdır, gelişimleri eşitsizdir. “Farklar”, “eşitsizlik” teorilerinden politika yapışlarına, örgütlenme tarzlarından kadro yapılarına, çalışma tarzlarından ilişki tarzlarına değin varoluşlarının belli başlı alanlarında kendini gösterir. Farklı kanallardan “ayrı ayrı olma halleri” etkileşimi nesnel olarak sınırlandırmış, dahası katı grupçu “mezhepçi” tarih-gelenek devrimci etkileşimi ve devrimci işbirliğinin gelişmesini, değişik devrimci deneyimlerden öğrenmeyi önleyen duvarlar örmüştür.

Emekçi sol yapılar, “ayrı ayrı olma halinde” edindikleri birikimler, öncülük iddiaları ve zaten yürüyen “ayrı ayrı olma” gerçekliğini ortadan kaldırmaksızın “şimdi” “birlikte olma hali”ni deneyimleme süreciyle etkileşime giriyor. Bu sürecin devrimci yaratıcılığı ve etkinliği büyüteceğinden, devrimci süreçlere güç ve hız kazandıracağından, kadroları ve aktivistleri zenginleştireceğinden, işçi sınıfı ve emekçilerde, ezilenlerde umut ve güveni taşıyacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Emekçi sol hareketin bölünüp parçalanmalarla ve sert grupçu-mezhepçi rekabetle de belirlenen ‘75-80 döneminde oluşan cepheleşme yeteneksizliği zaafı, iktidar ufkunun silikleşmesini aşma yolunda son on yılda küçümsenemez bir gelişme sağladı, önemli bir yol katedildi. Ol sebepten bu “şimdi”, geniş bir “şimdidir”! Hiç değilse on küsur yıllık bir tarihi ve geçtiği önemli eşikler var. Daha yakın bir başlangıçtan bakıldığında bile beş altı yıllık, 4 Şubat’tan bakıldığında ise bir yıllık genç bir tarihi var.

İyi de, “birlikte olma hali”nin yukarıda ima edilen anlam derinliği nedir?

Derinliği “sahip olmak” ile “olmak” arasındaki çarpıcı anlam farkında bulabiliriz. Sahip olmak mülk edinmekle ilgilidir.  Kapitalistleri ve burjuva devletleri delice rekabete ve savaşlara sürükleyen tam da bu “sahip olma”, mülk edinme gerçekliğidir.

“Olmak” ise “insan olmak”tır, “inkişaf etme” halidir, durmaksızın işleyen insanlaşma, toplumsallaşma halidir. “İnsani kamile” doğru akan bir “insanlaşma”, bütün düzeyleri ve görüngüleriyle duyguda, düşüncede, alışkanlıklarda yabancılaşmanın aşılması anlayış ve yönelimidir, burjuva toplumun yarattığı “insanın” aşılması, sınıfsız, sömürüsüz, cins özgürlükçü toplumun ve dünyanın insanda kuruluşu arayış ve yönelimidir.

Emekçi sol yapılar arasındaki mesafenin yalnızca teorik, programatik, stratejik farklardan kaynaklandığı düşünülmemelidir. “Mesafenin” bir kaynağı da “sahip olma” yaklaşım ve tarzının emekçi sol hareket üzerindeki etkileridir. “Ayrı ayrı olma halinde” “sahip olma” zihniyetinin ihmal edilemez bir yeri, ağırlığı vardır. Birleşik mücadeleyi geliştirme ve cepheleşme yolunda atılan her adım emekçi sol hareketin saflarında etkilerini sürdüren “sahip olma” zaafını aşmaya katkı sunar, sunuyor. Bu bakımdan emekçi sol hareketin devrimci yapılarının önemli bir bölümünün faşizme, sömürgeciliğe, erkek egemenliğine ve emperyalizme karşı mücadeleyi birlikte omuzlamak üzere  geliştirdikleri Birleşik Mücadele Güçleri hamlesi, 2021’nin önemli bir devrimci kazanımıdır, “sahip olma” zihniyetinin emekçi sol saflardaki etkilerine karşı da açılmış bir savaştır. “Birlikte olma hali”ni beslemekte ve güçlendirmektedir. Bu hamleyi gerçekleştiren yapılar, bu eylemleriyle hem kendi durumlarını hem de emekçi sol hareketin durumunu değiştirmektedirler. Bu öylesine bir yan yana geliş olmadığı gibi basitçe kuvvetleri mücadelede bir araya getirmek de değildir. BMG’de “birlikte olma hali” bileşen yapıların bilgi, deneyim, güç ve kapasitelerinin faşizme karşı devrimci mücadelede etkileşimli tarzda birleştirme, birleşik devrimi birlikte örgütleme, birleşik devrimci bir önderlik inşasına tarafların tüm deneyim ve birikimleriyle, tüm güç ve yetenekleriyle katılması imkan ve yönelimini kapsar. Emekçi sol hareket yeni bir siyaset tarzına geçmekte, “birlikte olma”ya dayalı siyaset tarzı gelişen bilinç ve kavrayışın, biriktirilen deneyimlerin yanı sıra işçi sınıf ve emekçilerin, ezilenlerin beklenti ve istemlerinin baskısıyla da filizlenmektedir.

“Etkileşim” “yeni siyaset tarzı”nın kilidini açan anahtardır. Herkesten devrim için en büyük sorumluluğu kuşanmasını ister. Bütün tarafların görüş ve önerilerinin tartışma ve değişime, herkesin almaya ve öğrenmeye açık olması ön varsayımına dayanır. Bileşenlerin grup önerilerinin yarıştırılmasını, dayatılmasını, önerilerin üstünlük sağlaması amacını reddeder, etkileşimle senteze ulaşma tarzını esas alır. Herkesin ayrı ayrı zaten kendini sorumlu gördüğü sorun ve görevlere yanıt verecek çözümleri, siyasi talep ve sloganları, örgütlenme ve çalışma planlarını birlikte inşa etmek ve pratikleştirmeye seferber olmak demektir. Merkezde de bütün saha, kesim ve birimlerde de aynı şey geçerlidir. Burada “olma hali” etkileşimli tarzda birlikte öncüleşmek, önderleşmek devrimci aklı ve devrimci pratiği birlikte üretmek, geliştirmek ve büyütmek demektir… Devrim için, özgürlük ve sosyalizm için “birlikte olma hali” yolunda yürüme kararlılığı gösterenlere selam olsun!

İlginizi çekebilecek yazılar

Tags:

Benzer Yazılar

Menü