Herkese açık olan İstanbul Adliyesi tutuklu yakınlarına yasak

Adalet Nöbeti esnasında 6 kez darp edilerek gözaltına alınan Cemile Karakaş, Çağlayan Adliyesi’nde herkese açıklama yapılmasına izin verildiğini ancak kendilerine yasaklandığını belirterek, “Ne kadar işkence etsellerde pes etmeyeceğiz” dedi.

Hasta ve infazı yakılan tutukluların yakınları tarafından İstanbul’da başlatılan Adalet Nöbeti, uygulanan işkence, baskı ve gözaltılara rağmen 15’inci haftasına girdi. Her Perşembe Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önüne gelir gelmez polis tarafından gözaltı araçlarıyla ablukaya alınan aileler, cezaevindeki yakınları için büyük bir kararlılıkla adalet mücadelesini sürdürüyor.

Adliyede farklı birçok kesimin açıklama ve eylemlerine izin verilirken, tutuklu yakınlarına Kağıthane Kaymakamlığı’nın yasak kararı gerekçe gösteriliyor. Kaymakamlık kararında ise, yasak olarak belirtilen “Adalet Nöbeti” eylemi.

ÇAĞLAYAN’DA ADALET MÜCADELESİ

Kendilerine yönelik çifte standarttı kabul etmeyen ailelerden biri de Afyon T Tipi Cezaevi’ne istemi dışında sevk edilerek tek kişilik koğuşta tutulan Xemgin Karakaş’ın ailesi. Anne Cemile Karakaş, her hafta gözaltı ve polis şiddetine rağmen kesintisiz bir şekilde eylemini sürdürenlerden biri.

Çocuklarına yönelik tecrit ve işkencenin son bulması için her hafta Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne geldiklerini anımsatan Karakaş, Afyon Cezaevi’nde tutulan oğlu ve diğer tutukluların maruz kaldığı ihlallere karşı mücadele ettiklerini söyledi. Nöbet eylemlerinin engellendiğini vurgulayan Karakaş, cezaevlerinde yaşananların kamuoyuna yansımasını istemediklerini ancak izin vermeyeceklerini dile getirdi. Karakaş, “Anneler olarak her hafta pes etmeden gitmeye devam edeceğiz. Yerlerde de olsam, bastonla yürümek zorunda da kalsam hem çocuğum için hem de diğer tutuklular için her Perşembe oraya gitmeye devam edeceğim” diye vurguladı.

POLİS İŞKENCESİ

Bir eylem sırasında açlık grevinden bahsederken polis tarafından ağzının kapatıldığını aktaran Karakaş, “Bizi dövüyorlar, yerlerde sürüklüyorlar. Canım çok acıyordu. Merhemlerle, ilaçlarla kendime geliyorum. Gözaltı aracında da bizi çok darp ettiler, çoğu kez bayılıyoruz. Bize ‘Burası yasak, izin vermiyoruz. Savcılığa başvurun’ deniliyor. Ancak savcılığa başvurmamızın ne faydası var. Savcılık bu cezaları çocuklarımıza verdi zaten. İnsanlıkları, adaletleri olsaydı, Adalet Bakanlığı bizi görseydi, sesimizi duysaydı, çocuklarımıza ceza vermezdi. Çocuklarımız hiçbir şey yapmadı. Suçsuz, günahsız cezaevinde tutuyorlar” diye belirtti.

AİLELERİ DE CEZALANDIRILIYOR

Tutukluların sesini engellemek için eylemlerine saldırı olduğunu belirten Karakaş, “Telefon görüşmelerimizi 10 dakika yapmışlar. 10 dakikada ne onların sesi bize geliyor ne de bizim sesimiz onlara gidiyor. Evim İstanbul’da, çocuğumu Afyon’a göndermişler. Hem maddi hem manevi aileleri çöktürüyorlar. Ailelerin de onlarla yanmasını istiyorlar” dedi.

6 KEZ GÖZALTINA ALINDI

Çağlayan Adliyesi’nde herkese açıklama yapılmasına izin verildiğini bir tek kendilerine verilmediğine dikkati çeken Karakaş, Aralık 2021 tarihinde başlattıkları ve 24 Mart 2022’de İstanbul Adliyesi önüne taşıdıkları eylemleri süresince 6 kez gözaltına alındığını aktardı. Karakaş, “Cezaevlerinden cenazeler çıkmasın istiyoruz. Biz onların sesi olmazsak her şeyi yaparlar. Çocuklarımızın sağlığını düşünüyoruz. Bu zulmü kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. İktidara ve Adalet Bakanlığı’na seslenen Karakaş, “Annelerin sesi onlara gitmiyor mu? Onların anneleri, babaları, kardeşleri yok mu? O kadar bağırıp, isyan ediyoruz. Bu feryadımız çığlığımız kimseye gitmiyor mu? Adalet Bakanı, savcılara, hakimlere, avukatlara, Avrupa’ya kadar sesimi yükseltiyorum. Onlar bize ne kadar işkence edip vursalar da, ne kadar canımızı acıtsalar da çocuklarımızı bırakmayacağız. Benim çocuğum başkasının çocuğu fark etmiyor. Hem kendi çocuğum için hem de arkadaşları için pes etmiyorum, bırakmıyorum. Sesimiz tüm dünyaya gidene kadar her Perşembe adalet için o kapıya gideceğim” tepkisinde bulundu.

TUTUKLU YAKINLARINA ÇAĞRI

Tüm tutuklu yakınlarına da çağrı yapan Karakaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuklarımızı bu işkenceden kurtaralım. Hem onların hem de bizim üzerimizdeki zulüm kalksın. Bugün Afyon’a gidene kadar maddi manevi eziyet görüyorum. Buda zulümdür. Adalet Sarayı’nın orda bize yapılanlarda işkencedir, zulümdür. Zaten her hafta işkence yapıyorlar. Bedenimi morartıyorlar. Tırnakları etimden kemiğime kadar batıyor. Ele ele verip çocuklarımızı bu zulümden kurtaralım. Sesiz kalmayın.” (MA)

ALINTERİ

İlginizi çekebilecek yazılar

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü