‘Siyasi partiler tutuklu yakınlarının yanında yer almalı’

İSTANBUL – Tutuklu yakınlarına yönelik polis şiddetine karşı siyasi partilerin ve sivil toplumun ses çıkarması gerektiğini belirten HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, “Özellikle siyasi partileri hem sokakta hem de mecliste gündeme getirmeli ve annelerin yanında yer almalı” dedi.

Hasta ve infazı yakılan tutuklular için haftalardır Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde Adalet Nöbeti eylemini gerçekleştiren tutuklu yakınları, her hafta polis şiddetiyle engelleniyor. Basın açıklamalarına açık olan alan tutuklu yakınlarına kapalı. Eylem yapanlar sık sık darp edilip, gözaltına alınıyor.

Cezaevlerinde bulunan yakınlarının serbest bırakılmasını isteyen tutuklu yakınları, gördükleri şiddete ve baskıya rağmen eylemlerini sürdürüyor. Adalet Nöbeti eylemini destekleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, tutuklu yakınlarına yönelik polis şiddetine dikkati çekti. Gülüm, “İktidar özellikle cezaevinde olup bitenin kamuoyuna yansıtılmasından rahatsız. Çünkü kendi yaptıklarını çok iyi biliyorlar” diye konuştu.

YILLARIN MÜCADELESİ

Tutuklu yakınlarının mücadelesinin yıllardır sürdüğünü belirten Gülüm, tutuklu yakınlarının çocuklarının yaşam hakkını savunmak için eylemi gerçekleştirdiğini belirtti. Bu dönem cezaevlerinde baskıların daha da yoğunlaştığını dile getiren Gülüm, “Cezaevlerindeki hak ihlallerinin hatta yaşam hakkı ihlallerinin inanılmaz bir dereceye ulaştığı ve bunun çok aleni bir şekilde yapıldığı, artık öyle üstünü kapatma ihtiyacı hissetmedikleri bir dönem” olduğunu belirtti.

‘VAZGEÇMEYE NİYETLERİ YOK’

Gülüm, her hafta işkence, gözaltı, hakaret ve çıplak arama dayatmasına tepki göstererek, “Ama şu çok net ki, annelerin budan vazgeçmeye niyeti yok. Bu direnişe devam etmek istiyorlar. Çünkü diyorlar ki, ‘Cezaevlerinde olan her şey bizi ilgilendiren konular. Ama aynı zamanda cezaevlerinde olup bitenler bir bütün olarak hepimizin duyarlı olması gereken bir mesele. Orada yaşanan her hak ihlallerinden hepimiz sorumluyuz. Kamuoyu buna sessiz kaldıkça bu hak ihlalleri daha da ağırlaşacak, yaşam hakkı ihlalleri daha fazla artacak. Bu nedenle birlikte ses çıkarmak durumundayız’ diyorlar” diye konuştu. Ailelerin mücadelesinin haklı bir mücadele olduğunun altını çizen Gülüm, ailelerin her türlü baskıya karşı direndiğini ve cezaevlerindeki sorunlar çözülene kadar Adalet Nöbeti tutacaklarını belirttiklerini söyledi.

‘ADALET NÖBETİNE ÖZEL BİR YASAK VAR’

Tutuklu yakınlarının eylemine özel bir yasak anlayışının olduğunu vurgulayan Gülüm, bunun için özel kararlar alındığını söyledi. Gülüm, “Bazen birkaç haftalık alıyorlar ve kaymakamlık üzerinden bir yasaklama kararıyla gelip diyorlar ki: ‘Yasak yaptıramayız.’ İktidar özellikle cezaevinde olup bitenin kamuoyuna yansıtılmasından rahatsız” dedi.

İKTİDAR CEZAEVLERİ İLE TEHDİT EDİYOR

“Bir ülkede baskı ne zaman daha da yoğunlaşacaksa bu ilk önce cezaevlerinde başlar” diyen Gülüm, iktidarın cezaevlerindeki baskı üzerinden toplumu susturmaya çalıştığını ifade etti. İktidarın toplumu cezaeviyle tehdit ettiğini belirten Gülüm, “İktidar, ‘Cezaevinde karşılaşacağınız tutulmayla birlikte işkence, yaşam hakkınızın ihlalidir. Hatta cezaevlerine girdiğinizde çıkmanız gereken zamanda bile çıkmanızı engellerim’ diyor. Mesele tüm topluma yayılan bir korku duvarı yaratma meselesi. O yüzden cezaevlerine özel olarak yöneliyor” diye konuştu.

‘DÜŞMAN SİYASETİ’

İktidarın cezaevlerine “düşman siyaseti” güttüğünü sözlerine ekleyen Gülüm, şöyle devam etti: “İktidarın susturabilme, yönetebilme veya onay alabilme yöntemi olarak ‘Ben toplumda baskı oluşturabilirsem, susturabilirsem, politikalarıma karşı bu ülkeyi sessizleştirebilirsem iktidarda kalabilirim, koltuğumu ancak böyle koruyabilirim’ diyor.” Cezaevi idaresindeki kişilerin özel olarak seçildiğini belirten Gülüm, tüm cezaevlerinde aynı şeylerin yaşanmasının tesadüf olmadığını ve ortak bir siyasetin üretildiğini vurguladı. Son dönemlerde cezaevlerinde intihara sürükleme vakalarının arttığına da dikkati çeken Gülüm, tutukluların çeşitli yollarla zorladıklarını ve sonrasında, “Dayanamıyorsan al sana intihar et” dediklerini söyledi.

‘PARTİLER ANNELERİN YANINDA OLMALI’

Gülüm, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda hem sivil toplum örgütleri hem diğer partiler aslında ses çıkarmak zorunda. Bugün bizim dışımızdaki partiler eğer bir demokrasiden, özgürlükten bahsediyorsa bugün ki iktidarın baskıcı politikalarına, tek adam rejime ‘hayır’ dediklerini söylüyorlarsa o zaman cezaevlerinde olup biten insan hakkı ihlallerine ses çıkarmaları gerekiyor. Cezaevlerinde bu kadar işkence olduğu için açıklama yapmaya çalışan annelerin yanında yer almıyorsanız, bu yönelik baskıya da aslında sessiz kalıyorsunuz. Özellikle siyasi partileri hem sokakta hem de mecliste gündeme getirmeli ve annelerin yanında yer almalı.”

İHLALLERE KARŞI ORTAK MÜCADELE VURGUSU

Cezaevlerindeki ihlallerin ortak mücadele ve kamuoyu tepkisiyle durdurulabilir diyen Gülüm, sözlerini şöyle tamamladı: “Herkesi Adalet Nöbeti’ne, annelerin yanında yer almaya, cezaevlerine ses olmaya çağırıyoruz. Anneler bu konuda kararlılar. Ne kadar gözaltına alınırsa alınsınlar şunu söylüyorlar; ‘Bizim evlatlarımız cezaevlerinde bu işkenceyle karşı karşıyayken tüm cezaevlerinde bu işkenceler sürüyorken bizim evlerimizde oturup sesiz kalma ihtimalimiz yok. Biz eylemlerimize devam edeceğiz.’ Ve herkesi dayanışmaya çağırıyorlar. Biz de herkesi desteğe çağırıyoruz.”

MEZOPOTAMYA AJANSI

 

İlginizi çekebilecek yazılar

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü